Plak Çıtırtısında Okunacak Kitaplar
Bazı kitaplar var ki, modern Spotify listesiyle değil, eski bir plak çalarken okununca daha iyi oturuyor. O çıtırtı, iğnenin hafif tıkırtısı, fonda hafif boğuk bir ses…
Sanki zaman durmuş, sen sadece o sayfalarla ve o müzikle baş başasın. Benim favori kombinasyonlarım şöyle – hepsi nostalji dozajı yüksek, melankolik ama insanı sarmalayan türden.
1.Ahmet Hamdi Tanpınar – Huzur + 1950-60'lar Türk Sanat Müziği plakları
Tanpınar’ın İstanbul’u, zamanı, aşkı ve hüznü anlatırken fonda Mükerrem Kemertaş, Zeki Müren’in eski taş plak kayıtları… “Bir İnci Tanesi” veya “Elbette” gibi parçalar. Kitabın o ağır, ağır akan cümleleri plakların sıcaklığıyla birleşince, sanki Mümtaz’ın gezdiği sokaklarda yürüyorsun. Eğer çok hüzünlü moddaysan, bu ikili dibe vurabilir ama sonra usul usul toparlatır.
2. Oğuz Atay – Tutunamayanlar + 70'ler Anadolu Rock / Prog plakları (Erkin Koray, Cem Karaca eski 45'likler)
Atay’ın o karmaşık, yalnız, isyankar dünyası için fonda “Fesuphanallah” veya “Namus Belası” gibi plaklar. Çıtırtılı girişler, hafif distortion… Kitabın absürtlüğüyle müziğin asi havası çok iyi gidiyor. Gece yarısı okurken, sanki Turgut Özben’le aynı odada plak dinliyormuşsun gibi hissediyorsun.
3. Sabahattin Ali – Kuyucaklı Yusuf veya Kürk Mantolu Madonna + Eski İstanbul tangoları / 40-50'ler plakları
Raif Efendi’nin yalnızlığı için fonda Seyyan Hanım, Safiye Ayla’nın taş plakları veya eski tango kayıtları (“Çapkın” gibi). O dönemin havası, kitabın melankolisiyle birebir örtüşüyor. Yağmurlu bir Kayseri akşamında (evet, şu anki moduna uyar), pencere kenarında okurken mükemmel.
4. Bilge Karasu – Gece + Karanlık, deneysel eski plaklar (mesela uluslararası: Miles Davis’in Kind of Blue vintage pressing veya Türkçe'den Zeki Müren’in en karanlık parçaları)
Gece’nin o boğucu, varoluşsal atmosferi için hafif jazzlı, loş plaklar. Eğer daha evrensel bir şey istersen, eski bir Frank Sinatra veya Nat King Cole plağı da olur – ama Türkçe kalırsak, “Elbet Bir Gün Bulaşacağız” gibi.
Bu kitapları okurken plak bulamıyorsan (ki zor, ama varsa antikacılarda ara), Spotify’da benzer vibe’ı yakalayan playlist’ler var. Benim önerim şu:
Retro Plak Havası – Kitap Okuma İçin Nostaljik Türkçe Playlist
(Spotify’da “eski plak” veya “taş plak nostalji” diye aratınca benzerleri çıkıyor, ben sana en yakışacak bir karışım derledim – direkt link yerine tarif ediyorum, sen kendin oluşturursun veya aratırsın):
Mükerrem Kemertaş – Leylamı Sevdim Seveli (taş plak serisinden)
Zeki Müren – Elbette / Bir Demet Yasemen
Safiye Ayla – Çapkın
Erkin Koray – Fesuphanallah (70'ler orijinal)
Cem Karaca – Namus Belası veya Resimdeki Gözyaşları
Hafız Yaşar – Bir Şehidin Manzumesi (eski taş plak tadı)
Seyyan Hanım – eski tango parçaları
Bonus: Harry Belafonte’nin Matilda’sı (hafif uluslararası nostalji için, ama Türkçe listeye yakışıyor)
Belki de mesele sadece hangi kitabı okuduğumuz değil, nasıl okuduğumuz. Bazen gerçekten yavaşlamak gerekiyor. Telefonsuz, bildirim sesleri olmadan, sadece bir plak dönerken sayfaların arasında kaybolmak. O hafif çıtırtı insana yalnız olmadığını hissettiriyor; sanki zaman biraz yumuşuyor.
Bazı romanlar hızlı tüketilmeyi kaldırmıyor. Üzerinde durulmak, cümlelerin içinde dolaşmak istiyor. Plak eşliğinde okumak da tam bunu sağlıyor: ritim yavaşlıyor, dikkat artıyor, hikâye daha derine iniyor.
Belki de bu yüzden bazı kitaplar dijital bir çalma listesiyle değil, eski bir pikabın başında daha iyi anlaşılıyor. Çünkü bazen edebiyat da müzik gibi; biraz sabır, biraz sessizlik ve biraz da nostalji istiyor.
Sevgiyle Kalın...

0 YORUMLAR
Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...