Hoşgeldin Nisan
Biraz serin sabahlar, hafif uzayan akşamlar…
Pencereyi araladığında içeri dolan o yeni başlangıç hissi. Nisan hep biraz umut taşır. Kışın ağırlığı geride kalır ama yazın aceleciliği henüz başlamamıştır. Tam arada, tam kararında bir zamandır; neyi geride bırakıp neyi yanında götüreceğini düşünmek için sakin bir eşik gibi durur. Gürültü yapmaz, büyük sözler vermez ama insanın içindeki yükleri biraz hafifletir.
Belki bir fincan kahveye tarçın serpmek için küçük bir bahane, belki yarım kalan bir kitaba yeniden başlamak için sessiz bir davet… Belki uzun zamandır ertelenen bir düşüncenin artık şekil bulması için uygun bir zaman.
Çünkü Nisan, hayatın bir anda değişmesini istemez; sadece yavaş yavaş toparlanabileceğimizi hatırlatır. İnsan bu ayda kendine biraz daha dikkatli bakar, biraz daha anlayışlı davranır. Eksik kalan şeyler göze batmaz, tamamlanabilecek ihtimaller daha görünür olur.
Sanki takvim değil de ruhun temposu değişir. Sabahları uyanmak biraz daha kolaylaşır, akşamlar hemen bitmek istemez. Hiçbir şey mucizevi biçimde çözülmez belki ama düğümler biraz gevşer. İnsan, her şeye aynı anda yetişmek zorunda olmadığını fark eder. Bir şeylerin kendi hızında olmasına izin vermek de bir tür başlangıç sayılır.
Hoş geldin Nisan.
Bu ay biraz daha sakin geçsin, biraz daha iyi haber getirsin. Acele etmeden, zorlamadan, insana iyi gelen şeylere yer açsın. Küçük umutları büyütmek için yeterince zaman versin.

0 YORUMLAR
Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...