Sessiz Kalp
Bugün takvimde kalp işareti var. Herkes kutluyor. Ben karanlık köşemde oturmuş sadece izliyorum...
Vitrinlerin kırmızı ışıkları cildime değmiyor; paketten çıkan sözler dudaklarıma bile uğramıyor. Sevgi hiç bir zaman bu kadar düzenli, bu kadar parlak olmadı benim bildiğim hâliyle. Sevmek biraz karanlıktı aslında. Gece sessiz, odada yalnız mum ışığı titrek titrek yanarken, birini düşünmek içimi hafifçe sızlatıyordu. Mesaj gelmeyince gurur yapıp yazmamak, ama telefonu sessizce kontrol etmek, kalbimin hızlı çarpışını duyduğum bir anı gibi…
Yanındayken susabilmek, yokluğunda içimden konuşmaya devam etmekti. Belki de gerçek sevgi zaten hiç o kadar kalabalık ve gürültülü olmadı. O, daha çok bir kişinin odasında, başkalarının haberi olmadan büyüyen bir şeydi. Bazen karşılık bile görmeden, sadece varlığıyla yetinerek yaşanan bir bağlılık.
Bugün herkesin dışarı vurduğu şey, aslında o sessiz, içe dönük sevginin tam tersi gibi geliyor bana. Parlak ambalajların altında kaybolan, tüketimle sulandırılmış bir duygu.
Sevgililer Günü denen bu gün, illa birine sarılman, illa biriyle fotoğraf çektirmen gereken bir gün değil. Bazen sadece kendine dönüp “Ben hâlâ hissedebiliyorum” diyebilmek bile yeter.
O karanlık köşede otururken bile, içindeki o sızıyı fark edebiliyorsun ya…
İşte o, sevginin hâlâ orada olduğunu gösteriyor. Belki yarın değil, belki aylar sonra, belki hiç kimseye anlatamayacağın bir şekilde, ama o hâlâ canlı.
Sevgi/Sevgililer Gününüz Kutlu Olsun...

0 YORUMLAR
Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...