Güneşin Yeniden Doğduğu Gece
Çok eski zamanlarda, bozkırların ortasında küçük bir oba vardı. O obada yaşayan insanlar, Gök Tanrı'ya inanır, doğanın döngüsünü kutsal sayarlardı. En uzun gece geldiğinde, karanlık her yanı kaplar, soğuk rüzgarlar eser, insanlar "Acaba güneş bir daha doğmayacak mı?" diye kaygılanırdı.
Obanın en küçük çocuğu,Alp, dedesinin anlattığı hikayeleri çok severdi. Dedesi derdi ki: "Yeryüzünün tam ortasında bir Akçam Ağacı var evladım. Bu ağaç, Hayat Ağacı'dır. Kökleri yerin derinliklerine, dalları gökyüzüne uzanır. Tanrı Ülgen, gökten bizi izler. Güneş her yıl karanlıkla savaşır, en uzun gecede yenilir gibi olur ama sabaha karşı zafer kazanır. İşte o zafer, Nardugan'dır – doğan güneş, yeniden doğuş!"
Bir kış, en uzun gece geldiğinde, obada büyük bir karanlık çöktü. Güneş battıktan sonra bir daha doğmadı sanki. Rüzgarlar uludu, kar fırtınası başladı. İnsanlar ateş yakıp evlerine kapandılar. Ama küçük Alp uyuyamadı. "Güneş nerede?" diye düşündü. Dedesine sordu: "Güneş karanlığa mı yenildi dede?"
Dede gülümsedi: "Hayır evladım. Bu gece Nardugan gecesidir. Güneş, karanlıkla mücadele eder. Biz de ona yardım etmeliyiz. Haydi, obanın en büyük Akçam Ağacı'nı bulalım."
Tüm oba bir araya geldi. En güzel kıyafetlerini giydiler, evlerini temizlediler. Ellerde meşaleler, obanın ortasındaki ulu Akçam Ağacı'na yürüdüler. Ağaç, karlar altında dimdik duruyordu, yapraklarını hiç dökmemişti – çünkü o, ölümsüzlüğün simgesiydi.
Dede öncülük etti: "Ey Tanrı Ülgen! Güneşi geri verdiğin için sana şükrediyoruz!" diye dua etti. Herkes renkli bezler, kurdeleler çıkardı. Dallara bağladılar, dileklerini fısıldadılar: "Bereket gelsin, sağlık olsun, günler uzasın..."
Alp da bir kırmızı bez bağladı: "Güneş çabuk doğsun, karanlık yenilsin!"
Ağacın altına hediyeler koydular: Süt, peynir, kuru meyveler – Ülgen'e ulaşsın diye. Sonra ateş yaktılar, etrafında şarkılar söylediler, dans ettiler. Gece boyunca beklediler.
Sabaha karşı, ufukta bir ışık belirdi. Güneş, yavaş yavaş doğdu! Karanlık yenilmişti. Oba halkı sevinçle bağrıştı: "Nardugan! Doğan güneş! Yeniden doğuş!"
O günden sonra Alp anladı: Karanlık ne kadar uzun sürerse sürsün, aydınlık her zaman kazanır. Her yıl Nardugan gecesinde oba, Akçam Ağacı altında toplanır, dilekler diler, şükrederdi. Ve güneş, her seferinde yeniden doğardı.

0 YORUMLAR
Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...